HOŞGELDİM


"HOŞ GELDİNİZ" ve umarım "HOŞ BULARAK" AYRILIRSINIZ... 😊

BU BLOGDAKİ HER ŞEY, KENDİMİZİ "BİRAZ DAHA İYİ HİSSETMEK" AMACIYLA PAYLAŞILIYOR...

KUR'AN'DAN, RUHUMUZA HUZUR VEREN AYETLER; UMUT VE YAŞAMA SEVİNCİ AŞILAYAN ŞİİRLER VE ŞARKILAR; ÖZENLE SEÇİLMİŞ FAYDALI ÖZLÜ SÖZLER VE ALINTILAR; İÇİMİZİ AÇAN HARİKA FOTOĞRAFLAR VE TABLOLAR; YOL GÖSTERİCİ HİKAYE VE MASALLAR; HUZUR VEREN SÖZSÜZ MÜZİKLER (DALGA, MARTI, YAĞMUR, KUŞ, DERE SES KAYITLARI VEYA MOTİVASYON MÜZİKLERİ); ŞİFA VEREN MÜZİKLER vs. vs.

MUTLAKA İÇLERİNDEN BİRİ VEYA BİRKAÇI SİZE DE HİTAP EDECEKTİR; ONLARI KENDİ İYİLİĞİNİZ İÇİN KULLANIN!

HUZUR BULANLARDAN VE ŞÜKREDENLERDEN OLABİLMEMİZ ÜMİT VE DUASIYLA... 💖

"Huzuru ifade eden şiirlerden mısralar ya da kutsal metinlerden cümleler okumak, zihin yapınıza İYİLEŞTİRİCİ MERHEM etkisi yapar." Norman Vincent Peale


12 Eylül 2026 Cumartesi

1) KUR'AN OKUDUN DA NE OLDU?! -1

TÜRKÇE KUR’AN MEALİ OKUMANIN FAYDASI NE OLABİLİR?

1) Dinle ilgili her söylenen söze kanmamış oluyorum!

“Kur’an’da böyle yazıyor!”, 

“Peygamberimiz şöyle söylemişti” veya 

“Falanca alimin kitabında şöyle yazıyor” diye, 

var olmayan bir ayet, uydurma bir hadis veya YANLIŞ BİR BİLGİ duyduğumda -veya daha da kötüsü kitaplarda okuduğumda-  Allah’ın izni ve lütfuyla hemen hatayı fark ediyorum. 

“Kur’an’da böyle bir ayet yok!” ya da 

“Peygamberim asla öyle bir söz söylemez ya da öyle şey yapmaz çünkü bu Kur’an’a aykırı” diyebiliyorum ve Allah'ın izniyle YANLIŞ DİN BİLGİSİ İLE aldatılmaktan kORUNMUŞ OLUYORUM Rabbime bin şükür.

Çok eskiden gençken ben de DİNLE İLGİLİ her konuşulana ve okuduğum HER ŞEYE İNANMA eğilimindeydim. Tıpkı Cin Suresi 5. Ayette bahsedilen haldeydim yani: “Biz sanmıştık ki, ne insanlar ne de cinler Allah hakkında asla yalan söylemezler."  Oysa yaşam tecrübesiyle defalarca gördüm ki AĞZI OLAN KONUŞUYORMUŞ! Ayrıca, DİN KONULU KİTAP veya KİTAPÇIKLARIN KUR’AN’A UYUP UYMADIĞINI da KİMSE DENETLEMİYORMUŞ! Bunları genç yaşımda çok üzülerek ve çok şaşırarak AMA ANCAK KUR’AN OKUMALARIMDAN SONRA ANLAYABİLMİŞTİM.

Allah hakkında bilmediğin şeyi söylemek (dolayısıyla O’nun dini hakkında bilir bilmez konuşmak) Kur'an'da açıkça HARAM edildiği halde gerek din adamları gerekse halk, son derece rahatça sallayabiliyordu, hala da öyleler. Zaten böyle bir HARAM KONUSUNU da ilk defa Kur’an’ı okuyarak kendim öğrenmiştim yani Rabbim lütfetti. Bu hayati bilgi hala herkesten sır gibi saklanıyor. Bir hocanın ağzından duyan olduysa söylesin, ben 30 yıldır duymadım da...

Öyleyse izninizle birkaç örnek ayetle söylediklerime kanıtlar getireyim:

A’raf 33: "De ki: "Rabbim, ancak şunları haram kıldı: İğrençlikleri -görünenini, gizli olanı-günahı, haksız yere saldırmayı, hakkında hiçbir kanıt indirmediği şeyi Allah'a ortak koşmayı, bir de Allah hakkında bilmediğiniz şeyler söylemeyi.""

A’raf 105: "Allah hakkında gerçek dışında bir şey söylememek benim üzerimde bir varoluş borcudur.”

Bakara 168, 169: “Ey insanlar! Yeryüzündeki nimetlerden temiz ve helal olmak şartıyla yiyin. ŞEYTANIN ADIMLARINI İZLEMEYİN. ÇÜNKÜ O SİZE AÇIK BİR DÜŞMANDIR. Hiç kuşkusuz o, size kötülük, çirkinlik/düzensizlik ve pislik emreder. VE SİZE, ALLAH HAKKINDA BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ SÖYLEMENİZİ BUYURUR DURUR.”

Yunus 69: De ki: "ALLAH HAKKINDA YALAN DÜZÜP İFTİRA EDENLER iflah etmeyeceklerdir!" (İflah: Güç ve kötü bir durumdan kurtularak iyi bir duruma gelme, iyileşme, onma.)

A'raf 169: "Arkalarından, yerlerini alan halefler geldi. Bunlar, Kitap'a VARİS OLMUŞLARDI. Şu basit dünyanın geçici menfaatini esas alıyorlar ve şöyle diyorlardı: "BİZ ZATEN BAĞIŞLANACAĞIZ!" Kendilerine, bir menfaat daha gelse onu da alıyorlardı. Bunlardan, Allah hakkında GERÇEK DIŞINDA BİR ŞEY SÖYLEMEMELERİNE İLİŞKİN KİTAP MİSAKI ALINMAMIŞ MIYDI? O KİTAP'IN içindekileri OKUYUP İNCELEMEDİLER Mİ? Ahiret yurdu, takvaya sarılanlar için daha hayırlıdır. Hala aklınızı işletmeyecek misiniz?" (MİSAK: Yemin, antlaşma, sözleşme) (Not: Doğrudan Ehlikitaba hitap eden bu ayet, açıktır ki kendilerine kitap verilmiş tüm ümmetlere ve o kitapların tıpkı bizler gibi varislerine de söylenmiş bulunuyor. Yani tüm ayetlere yapmamız gerektiği gibi direkt olarak üstümüze almalıyız.) 

Zühruf 43, 44: “Sen, sana vahyedilene sımsıkı sarıl! Hiç kuşkusuz, sen, dosdoğru bir yol üzerindesin. Gerçek şu ki BU KUR'AN sana ve toplumuna bir öğüttür. Bundan sorumlu tutulacaksınız.” 

Lukman 20, 21: “… İnsanlardan öylesi var ki, Allah uğrunda ilimsiz, kılavuzsuz ve aydınlatıcı bir kitaba dayanmaksızın mücadele eder. Böylelerine, Allah'ın indirdiğine uyun dendiğinde şu cevabı verirler: "Hayır, biz atalarımızı üzerinde bulduğumuz şeye uyarız." Peki, şeytan onları, alevli ateşin azabına çağırmış olsa da mı?”

Lukman 6,7: "İnsanlardan öylesi vardır ki, Allah yolundan bilgisizce saptırmak ve o yolu OYALANMA ARACI yapmak için LAF eğlencesi/ HADİS eğlencesi satın alır. İşte böylelerine rezil edici bir azap vardır. Ayetlerimiz ona okunduğunda, böbürlenerek yüzünü çevirir. Sanki onları hiç işitmemiştir, sanki kulaklarında bir ağırlık vardır. İşte böylesini, korkunç bir azapla muştula." 

Furkan (25-31): “Gün olur, gök, bulutlarla yarılır ve melekler ard arda indirilir. O gün gerçek mülk ve yönetim Rahman'ındır. Ve o, kâfirler için çok zorlu bir gündür. O gün zalim, ellerini ısırarak diyecek ki: "Ne olurdu, resulle birlikte bir yol tutsaydım. Ah, ne olurdu, falancayı dost edinmeseydim. Zikir/ Kur'an bana geldikten sonra, o saptırdı beni ondan. Şeytan, insan için bir rezil edicidir. RESUL de şöyle der: "Ey Rabbim, benim toplumum, bu Kur'an'ı terk edilmiş/ dışlanmış halde tuttular." Biz böylece her peygambere, suçlulardan bir düşman musallat ettik. Kılavuz ve yardımcı olarak Rabbin yeter.”

Hadid 16,17 : “İnananlar için hâlâ vakti gelmedi mi ki, kalpleri Allah'ın zikri/ Kur'an'ı ve Hak'tan inen için ürpersin de daha önce kendilerine kitap verilmiş, sonra üzerlerinden UZUN ZAMAN GEÇMİŞ de kalpleri kaskatı kesilmiş kimseler gibi olmasınlar. Onların çoğu yoldan çıkmıştır. Bilin ki Allah, toprağa ölümünden sonra hayat verir. Ayetleri size açık-seçik bildiriyoruz ki, aklınızı işletebilesiniz.” 


DEĞİŞEN ALGILAMALAR - DOĞRU SANILAN YANLIŞLAR 

Sema’dan SEMAya Not1: "KUR'AN OKUDUN DA NE OLDU?" SORUSU İLE KİM BİLİR BENİM GİBİ NE ÇOK İNSAN MUHATAP OLMUŞTUR; ister alaycı bir soru olarak, ister laf sokularak ima yolu ile...

İnşallah birkaç yazı halinde paylaşacağım deneyimin benzerlerini siz de yaşamış olabilirsiniz. Toplumun genelinden ayrılarak Kutsal Kitabını kendi anladığı dilde okumaya başlayan ve bunu bir ömür boyu sürdüren herkes gibi… Okudukça algılamaları değişen ve zihnindeki doğru-yanlışları yeniden tanımlayarak hayata farklı bakan herkes gibi…

Sema'dan SEMAya Not2: 1994'te ilk yayımlandığı zamandan beri Rabbimin izni ve lütfuyla okuma şansına ulaştığım rahmetli Yaşar Nuri Öztürk'ün -iniş sırasına göre hazırlanmış- Türkçe Kur'an mealini herkese tavsiye ederim. (Standart hocalar gibi "Siz anlamazsınız her şeyi bize sorun" yaklaşımı yerine, kendisine soru soran kişilere "Aç kendin oku kardeşim, bana niye soruyorsun?" şeklindeki yaklaşımı, bana çok değerli gelirdi. Allah rahmet eylesin...)