İngiltere'de yaşayan Somali'li bir kadın, yardım almak için bir radyo istasyonunu arar.
Bu radyo programını dinleyen ateist bir İngiliz, bu Müslüman kadınla dalga geçmeye karar verir.
Kadının isim ve adresini aldıktan sonra sekreterini çağırarak ondan, büyük miktarda gıda ve yardım malzemesi alıp kadına götürmesini ister.
Sekretere; eğer kadın gıdayı kimin gönderdiğini sorarsa ona, ŞEYTANDAN OLDUĞUNU SÖYLE diye iyice tembihler.
Sekreter, kadının evine geldiğinde, kadın mutlulukla gelen malzemeleri kabul eder.
Sekreter ona: "Bunları kimin gönderdiğini bilmek istemiyor musun?" diye sorduğunda, Fatıma isimli okuma yazma bilmeyen bu kadın, malzemeleri gönderen ateist İngiliz düşünür Dr. Timothy Winter'in Müslüman olup adını Abdulhakim Murad olarak değiştirmesine vesile olacak şu harika cevabı verir:
"Hayır ilgilenmiyorum. Çünkü ALLAH bir şeyin olmasını dilediğinde, ŞEYTANLAR bile O'na itaat eder."
NOT: Yıllar evvel internetten okuyup Facebook'ta paylaşmış olduğum bu alıntının gerçekliğinden ziyade, mesajının değerini önemsiyorum. Çok anlamlı bulduğum için burada da paylaşmak istedim.
“Ey iman sahipleri! Allah'a ve âhiret gününe inanmadığı halde, insanlara riya için malını infak eden kişi gibi, sadakalarınızı başa kakmak ve eza etmek suretiyle boşa çıkarmayın. Böylesinin durumu, üzerinde biraz toprak varken tepesine şiddetli bir yağmur inip kendisini cascavlak bırakmış yalçın bir kayanın haline benzer. Böyleleri, kazandıklarından hiçbir şey elde edemezler. Allah, küfre sapan bir topluluğu doğruya ve güzele kılavuzlamaz. Allah'ın hoşnutluğunu kazanmak ve öz benliklerindekini kökleştirmek için infakta bulunanlara gelince, onların durumu kendisine bol yağmur isabet edip de ürününü iki kat veren bir bahçenin durumuna benzer. Böyle bir bahçeye bol yağmur düşmese de bir çisinti/bir nem yetişir. Allah, yapmakta olduklarınızı tam bir biçimde görmektedir. … Ey iman sahipleri! Kazandıklarınızın ve yerden sizin için çıkarmış olduklarımızın temiz/leziz/hoş/güzel olanlarından infak edin. Kendinizin göz yummadan alıcısı olmadığınız pis/bayağı şeyleri vermeye kalkmayın. Bilin ki Allah Ganî'dir, cömertliğine sınır yoktur; Hamîd'dir, bütün övgülerin sahibidir/övgüye layık olanları gereğince över.” BAKARA (264.265,267)
"İnanan kullarıma söyle: Namazı kılsınlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan, hiçbir alışverişin, hiçbir dostluğun olmadığı o gün gelmeden önce, GİZLİ VE AÇIK infak etsinler." İBRAHİM 31
"... Yoksula, yetime ve esire, yemeği severek yedirirler. "Biz size YALNIZ VE YALNIZ ALLAH RIZASI İÇİN yediriyoruz. SİZDEN BİR KARŞILIK DA BİR TEŞEKKÜR DE İSTEMİYORUZ; Çünkü biz, asık suratlı, sert bir gün yüzünden Rabbimizden korkarız." derler. Allah da onları o günün şerrinden KORUMUŞ ve kendilerini bir parlaklığa, bir sevince ULAŞTIRMIŞTIR...." İNSAN(8-11)
“Sizden birine ölüm gelip de, "Ey Rabbim, yakın bir süreye kadar beni geciktirseydin de İÇTENLİĞİMİ BELGELEMEK İÇİN BİR ŞEYLER VEREREK iyilik ve barış sevenlerden olsaydım!" DEMESİNDEN ÖNCE, SİZE RIZIK OLARAK VERDİKLERİMİZDEN DAĞITIN.” MÜNAFİKUN 10
“Mallarını ALLAH YOLUNDA İNFAK EDİP HARCAYANLARIN DURUMU, yerden, her başağında yüz dane bulunan yedi başak çıkarmış bir daneye benzer. Ve Allah, dilediği kişi için daha da arttırır. Allah Vâsi'dir, yaratışını ve yarattıklarını genişletir; Alîm'dir, her şeyi en iyi biçimde bilir. Mallarını ALLAH YOLUNDA HARCAYIP SONRA BU HARCADIKLARINA BİR EZİYET VE BAŞA KAKMA EKLEMEYENLERİN, Rableri katında kendilerine has ödülleri vardır. Korku yoktur onlar için; tasalanmayacaklardır onlar. Güzel, yapıcı bir söz, bir bağışlama, ardından bir eziyet gelen sadakadan daha üstündür. Allah Ganî'dir, cömertliğine sınır yoktur; Halîm'dir, hoşgörüsüne sınır yoktur." BAKARA (261-263)
“SEVDİĞİNİZ ŞEYLERDEN İNFAK ETMEDİKÇE ZAFER VE MUTLULUĞA ASLA ULAŞAMAZSINIZ. İnfak etmekte olduğunuz her şeyi, Allah çok iyi bilmektedir.”
ALİ İMRAN 92
“De ki: "Rabbim, kullarından dilediğine rızkı bolca-genişçe verir, dilediğine de kısarak verir. BİR ŞEY İNFAK EDERSENİZ O, ONUN YERİNE BAŞKA BİR ŞEY LÜTFEDER. Rızık verenlerin en hayırlısıdır O.” SEBE 39
“Şu da bir gerçek ki, MALLARINIZ VE ÇOCUKLARINIZ BİR İMTİHAN ARACIDIR. Allah'a gelince, onun katında büyük bir ödül vardır. O halde, gücünüz ölçüsünde Allah'tan korkun, dinleyin, itaat edin. Ve BENLİKLERİNİZ İÇİN bir hayır olarak İNFAKTA BULUNUN. NEFSİNİN CİMRİLİK VE DOYMAZLIĞINDAN KORUNANLAR, KURTULUŞA ERENLERİN TA KENDİLERİDİR. Eğer Allah'a gönül hoşluğuyla bir şey borç verirseniz O, onu SİZİN İÇİN KATLAYARAK ARTIRIR VE SİZİN HATALARINIZI BAĞIŞLAR. Allah Şekûr'dur, ŞÜKREDENLERE KARŞILIK VERİR; Halîm'dir, YUMUŞAK VE MERHAMETLİ DAVRANIR.” TEĞABÜN(15-17)
“…. Nimet ve imkândan başkalarına bağışladığınız, ESASINDA SİZİN ÖZ BENLİKLERİNİZ LEHİNEDİR. Allah’ın yüzünü arzulama dışında bir şey için infak etmiyorsunuz. İNFAK ETTİĞİNİZ HER NİMET SİZE TAM BİR BİÇİMDE GERİ VERİLİR. Ve siz, asla zulme uğratılmazsınız. İnfak edilenler, Allah yolunda kapanıp kalmış, yeryüzünde dolaşamaz olmuş yoksullar içindir. İffet ve onurları yüzünden, cahiller bunları, zengin kişiler sanır. Sen onları yüzlerinden tanırsın. Yüzsüzlük ve yırtıklık ederek insanlardan bir şey istemezler. NİMET VE İMKÂNDAN İNFAK ETTİĞİNİZ HER ŞEYİ, ALLAH ÇOK İYİ BİLMEKTEDİR. Mallarını; gece ve gündüz, GİZLİ VE AÇIK İNFAK EDENLER var ya, işte onlar için Rableri katında kendilerine özgü ödüller vardır. Korku yoktur onlar için; tasalanmayacaklardır onlar..” BAKARA (272-274)
"Allah'a ve resulüne iman edin; SİZİ ÜZERİNDE BUYRUK SAHİBİ YAPTIĞI ŞEYLERDEN başkalarına BOL BOL verin! İçinizden iman eden ve infakta bulunanlar için ÇOK BÜYÜK BİR ÖDÜL vardır. İman sahipleri iseniz size ne oluyor da Allah'a güvenmiyorsunuz? Oysaki Resul sizi Rabbinize inanmaya çağırıyor, ... Allah yolunda harcama yapmanıza engel ne var ki?.. Göklerin ve yerin mirası zaten Allah'ındır. ..." HADİD(7-10)
“İnsan böyledir; Rabbi KENDİSİNİ DENEYİP DE ona cömert davranır, nimet yağdırırsa: 'Rabbim bana ikramda bulundu!' der. Ama Rabbi onu sıkıntıya uğratıp rızkını ölçüye bağlarsa: 'Rabbim bana ihanet etti!' der. Doğrusu şu ki, siz yetime ikramda bulunmuyorsunuz. Yoksulun doyurulmasını teşvik etmiyorsunuz. Mirası derleyip toplayıp yiyorsunuz. MALI, DEVŞİRİP DEPOLATACAK BİR SEVGİYLE SEVİYORSUNUZ. İş böyle gitmeyecektir! Yer birbirine çarpılıp dümdüz hale getirildiğinde, Rabbin gelip melekler saf saf dizildiğinde, O gün cehennem de getirilir. İŞTE O GÜN DÜŞÜNÜP ANLAR İNSAN. Ama düşünüp hatırlamanın ona ne yararı var! Der ki: "KEŞKE ŞU HAYATIM İÇİN ÖNDEN BİR ŞEYLER GÖNDERSEYDİM."” FECR (15-24)
“GENİŞ İMKÂNA SAHİP OLAN BU GENİŞ İMKÂNINDAN HARCASIN. RIZKI KENDİSİNE ÖLÇÜ İLE VERİLMİŞ OLAN DA ALLAH'IN KENDİSİNE VERDİĞİNDEN İNFAK ETSİN. Allah hiçbir benliği, kendisine verdiği şey dışında yükümlü tutmaz. Allah, bir güçlükten sonra bir kolaylık yaratacaktır.” TALAK 7
“Onlara, "ALLAH'IN SİZE LÜTFETTİĞİ RIZIKLARDAN DAĞITIN!" dendiğinden, NANKÖRLÜĞE SAPANLAR, iman edenlere şöyle derler: "ALLAH'IN, DİLEDİĞİ TAKDİRDE YEDİRİP DOYURACAĞI KİŞİYİ BİZ Mİ DOYURACAĞIZ? Siz açık bir sapıklık içindesiniz, hepsi bu."” YASİN 47
“Sana, neyi infak edip vereceklerini soruyorlar. De ki: "İnfak ettiğiniz mal ve nimet; ANA-BABA, YAKINLAR, yetimler, yoksul ve çaresizlerle yolda kalan için olmalıdır. Hayır olarak yaptığınızı Allah en iyi biçimde bilmektedir."” BAKARA 215
“ŞEYTAN SİZİ FAKİRLİKLE KORKUTUR, sizi görünür görünmez çirkinliklere sürükler, Allah ise size kendisinden bir bağışlanma ve lütuf vaat eder. Allah, Vâsi'dir, Alîm'dir.” BAKARA 268
“Rabbinizden bir bağışlanmaya ve eni göklerle yer kadar olan cennete doğru yarışır gibi koşuşun. O, takva sahipleri için hazırlanmıştır. Onlar bollukta ve darlıkta infak ederler. Öfkelerini yutanlardır onlar, insanları affedenlerdir. Allah, güzel düşünüp güzel davrananları sever. Onlar, çirkin bir iş yaptıklarında yahut öz benliklerine zulmettiklerinde, Allah'ı hatırlar da günahları için af dilerler. Günahları Allah'tan başka kim affeder ki? Ve onlar yaptıklarında bile bile ısrar etmezler.” ALİ İMRAN (133-135)
“Kim verir ve sakınırsa,
Ve güzeli doğrularsa,
Biz ona, en kolay olanı kolaylayacağız.
Ama kim cimriliğe
sapar
ve kendisini tüm ihtiyaçların üstünde görür,
Ve
güzelliği yalanlarsa,
Biz onu, en zor olana
sevk edeceğiz.
Aşağı yuvarlandığında malı
onu kurtarmayacaktır.
Yemin
olsun, doğruya ve güzele kılavuzlamak sadece bizim işimizdir.
Sonrası
da öncesi de sadece bizimdir.” LEYL (5-13)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sema'dan SEMAya DER Kİ: "Lütfen yorum yazmaya üşenmeyin; hepimizin moral ve motivasyona ihtiyacı var :) Ama paylaşımı hiç beğenmediyseniz, üşenmenizi anlayışla karşılayabilirim... Şaka şaka, her yoruma açığım; siz yeter ki yazın..." 😊 💖💖💖