İLETİŞİME İLK ÖNCE SEN BAŞLA VE İLK GÜLEN SEN OL!
Geçen sene yine Montenegro'daydık. Geleli 2 ay olmuştu. Almanya'dan arkadaşım
bizi ziyarete geldi. Biraz dolaştık. Bir süre sonra arkadaşım dayanamadı sordu:
"Semih, sen ne yaptın bu insanlara?" dedi, "Genci yaşlısı,
kadını erkeği, garsonu, baloncusu, sokak satıcısı herkes, seni gördü mü çok
seviniyor, her şeyi bırakıp yanına geliyor. Sen bu insanlara ne yaptın?"
Hiçbir şey yapmamıştım. Ne yapayım? Ben o zaman henüz Sırpça konuşmadığım,
onlar da çoğunlukla tek kelime dahi İngilizce bilmedikleri için konuşamamıştık
bile.
Ama bir şey yaptım:
Onları her gördüğümde - ki 2 ay içinde hemen her gün önlerinden geçtim -
sevgiyle gülümsedim.
O gün kendimi kötü hissetsem de gülümsedim, onlar gülümsemeseler de
gülümsedim, bana kötü baksalar da gülümsedim, beni görmezden gelseler de
gülümsedim.
Bir maske takıp gülümsemedim ama. Bir "esnaf" gülümsemesi değildi
bu.
Onlara, onları ne kadar sevdiğimi göstererek gülümsedim.
Ve bir süre sonra, hepsi dönüştü.
Bu söylediğim kulağa inanılmaz geliyor ama öyle:
Bir süre sonra hepsi dönüştü.
Her gün yazdığım otelin barındaki uzun boylu ve kaba saba garson da
dönüştü, sokakta kendi el örgülerini satan ve tek kelime İngilizce bilmeyen 70
yaşlarındaki Karadağlı kadın da.
Bir süre sonra hepsi bana, benim onlara yaklaştığım gibi sevgi ve sıcaklıkla
yaklaşmaya başladı.
Sevgi her zaman yeniyor.
Toplum psikolojisini bilmem ama iki insan arasında sevgi dili her zaman
galip geliyor.
Bu yüzden, günde en azından 10 kişiyle iletişime geçen birisi olarak
herkese şunu tavsiye ediyorum:
İlişkilerinizde, insanlarla kurduğunuz iletişimde genel havayı her zaman
siz belirleyin ve bu hava her zaman sevgi havası olsun.
Bir yere girdiğinizde ilk gülen ve selam veren siz olun.
Biriyle iletişime geçtiğiniz zaman sevgi dili kurma yönünde ilk hamleyi
karşı taraftan beklemeyin.
Bu, özellikle kadınların çok yaptığı bir şey ve maalesef olumlu hiçbir
sonucu yok, hiçbir getirisi yok.
Karşı taraftan bir şey beklemeden, sıcaklığınızı, sevginizi, güveninizi
önce siz karşı tarafa iletin, bunu karşı tarafa önce siz hissettirin.
Hepsinden de önemlisi: Bir insanı sevmek için, onu sevmeyi beklemeyin. Onu
ilk andan itibaren sevin.
Demek istediğimi anladınız mı?
Çoğu insandan, kendimi açmam için önce karşı tarafa alışmam, karşımdakini
sevmem ve güvenmem gerek, sözünü duyuyorum.
Saçmalığın daniskası.
Bu anlayışla belki kendinizi koruduğunuzu düşünüyorsunuz. Ama
yanılıyorsunuz.
Bu şekilde tek yaptığınız, kendinizi pasifleştirmek.
İpleri karşınızdaki insanın, başkalarının eline vermek.
Kendinizi koruduğunuzu sanırken bu şekilde aslında kendinize en büyük
kötülüğü yapıyorsunuz.
Tekrarlıyorum: Bir insanı sevmek için, onu sevmeyi beklemeyin. Onu ilk
andan itibaren sevin.
Sevgi her zaman yeniyor çünkü.
Sevgi dili her zaman galip geliyor.
Semih Uçar - (Şimdilik 12 dil bilen bir Polyglot ve "dil öğrenme uzmanı" olan Semih Uçar'ın diğer yazılarına ulaşabilmeniz için: semihucar.net - - Instagram: @semihucardilkocu)
Yukarıda bir bölümünü aktardığım yazı, kitapvekuslar.com sitesinde paylaşılmış...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder
Sema'dan SEMAya DER Kİ: "Lütfen yorum yazmaya üşenmeyin; hepimizin moral ve motivasyona ihtiyacı var :) Ama paylaşımı hiç beğenmediyseniz, üşenmenizi anlayışla karşılayabilirim... Şaka şaka, her yoruma açığım; siz yeter ki yazın..." 😊 💖💖💖